Bütün bunlar ancak Uçhisar Kalesi'nin zirvesinde yaşanabilir. İşte bu nedenle Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan yapılan bir Kapadokya gezisi eksiktir; hatta Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan yapılan bir gezi Kapadokya gezisi değildir!
Uçhisar kalesi - Kapadokya
Bütün bunlar ancak Uçhisar Kalesi'nin zirvesinde yaşanabilir. İşte bu nedenle Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan yapılan bir Kapadokya gezisi eksiktir; hatta Uçhisar Kalesi’ne çıkmadan yapılan bir gezi Kapadokya gezisi değildir!
Bogaziçi Hayvanat Bahçesi - Darıca
Boğaziçi Hayvanat Bahçesi ve Botanik Parkı 1991 yılında Darıca'da kurulmuş. Parkda 200.000 m2 içerisinde 3000 çeşit hayvan yaşamakta. 300 çeşit hayvan ve 500 çeşit botanik bitki bulunuyor. 


Darıca Hayvanat Bahçesinde Fil hariç hemen hemen bütün hayvanlar mevcut. Giriş 15 ytl. 1991 yılında kurulan park 165.000 metrekarelik alana genişletilmiş. 3000 nin üzerinde hayvan 500 ün üzerinde bitki çeşidi vardır.Bu güzel yerin günlük zararı 2.64 milyar liradır.
Bogaziçi Hayvanat Bahçesi hem doğa gezilerini seven kişlerin, araştırmacılar ve hayvan severlerin, çevrecilerin hem de okul gezileri yaparak tüm öğretmen ve öğrencilerin mutlaka görmesi gereken bir yerdir .
İçindeki müzeler, hediyelik eşya dükkanı, cafeteryalar, çocuk parkı ve japon bahçesi de bulunan kuş cenneti görülmeye değer.
Canlıları iseyredip, onları fotoğraflarken herbir bölümün önündeki panolardan canlılar hakkında detaylı bilgi de edinebilirsiniz.Derinkuyu Yeraltı Şehri - Kapadokya
Kaymaklı yeraltı şehrinde olduğu gibi burada da büyük bir topluluğu içinde barındırabilecek ve ihtiyaçlarını karşılayacak alanlar bulunuyor.
Yeraltı şehrine dışarıdan belli olmayan, dar bir girişten giriliyor. Bu yeraltı şehri 8 kattan oluşturulmuş. Kentin katları, birbirine eğimli yada basamaklı dehlizlerle bağlanmış.
Kaymaklı yeraltı şehrinden farklı olarak burada misyonerler okulu, günah çıkartma yeri, vaftiz havuzu ve ziyaretçilerin ilgisini çeken kuyu mevcut.
Yeraltı şehirleri sadece Kapadokya Bölgesi'nin jeolojik oluşumlarına özgü yapılardır diğer bölgelerde bu tür örneklere rastlanmıyor.
En dikkati çeken unsur; tığraz denen, kocaman taş tekerlek gibi ve yeraltı şehirlerinin korunmasında kullanılan, kapı arkalarına yerleştirilmiş ve gerektiğinde kapıların kapatılmasını sağlayan taş kütleler.Kelebekler Vadisi-Fethiye-Muğla

Kamp ve doğa turizminin Türkiye ve dünyadaki en iyi adreslerinden biri olarak gösterilen Kelebekler Vadisi'nde, her yıl 1 Mart- 1 Kasım tarihleri arasında hizmet veren işletmenin bilgisi dışında konaklamak mümkün değildir. Su ve elektrik enerjisi devlet tarafından değil, işletme tarafından sağlanmaktadır. Bu sebeple Kelebekler Vadisi'ne günde 3 kere elektrik verilmektedir. Sıcak su güneş panelleri aracılığıyla sağlanmaktadır. Kumsal veya toprak zemin üzerine kurulan çadırlarda, bungalovlarda veya teraslarda kalışın yanı sıra, işletme ziyaretçilere doğal ve ekolojik açık büfe kahvaltı ve akşam yemeği; ortak kullanıma açık tuvalet ve duşlar sunmaktadır. Vadi'nin izole yapısı nedeniyle, işletme, ziyaretçi ihtiyaçlarının karşılanması için gerekli bütün düzenlemeleri yapmıştır ve konukların güvenliğinden sorumludur.
Kelebek Vadisi Tarihi
Kelebek Vadisi’nin geçmişi MÖ IV. yüzyıla kadar uzanır. Likya'nın "Perdicia" isimli yerleşim yerinin bazı kalıntıları Kelebek Vadisi Kanyonu’nun hemen üstünde yer alır. Buradaki köy "Faralya" ismiyle anılmaktadır. Köyün günümüzdeki adıysa Uzunyurttur. Bizans ve Yunan uygarlığından Osmanlı'nın son zamanlarına kadar sürdürülen, yamaçların teraslanmasıyla oluşturulan bahçecilik kültürü bugüne kadar gelmiştir.
Hatta Faralya köyünün en yaşlılarının ilk gençlik yıllarından, vadide yaşayan gizemli kadın Despina'nın asırlık yaşına rağmen köye, değiş tokuş için yük dolu çuvalları kanyon duvarlarından nasıl çıkardığı hatırlanır. Despina, vadideki işletmecilerin halen kullandığı tek göz evin hanımıydı. Kumsaldaki kayanın üstüne oturup kanyon duvarı arasından denize batan güneşi izlerken, belki de denize açılıp bir daha dönmeyen denizci sevgilisini beklerdi. Günlerden bir gün köylüler artık onu göremez oldular.
1960'lı yıllara kadar vadide eski dönemlerde yer alan Rum yerleşimine ait kilise ve diğer birkaç yapı yukarıdaki köylülerce görülebilmekteydi.
Koleksiyoncu-fotoğrafçı Rıfat Kılar 70'li yılların sonlarında vadi kelebeklerinden etkilenerek buraya "Kelebekler Vadisi" demek lazım diyerek "Güdürümsu" diye bilinen koyun ismini, ilk defa farklı şekilde telaffuz etmiş oldu. Arkadaşı olan H. Deniz Bayramoğlu 1987'de bu ismi kullanarak "Kelebek Vadisi"nin doğmasına neden olan işletmeyi başlattı. Amaç doğayla uyumlu bir yaşam modelinin temellerini atmak ve bunu tüm dünyayla paylaşmaktı. Başta müzisyen Nezih Topuzlu ve H. Deniz Bayramoğlu olmak üzere, doğasever bir grup vadiyi koruma misyonu üstlendi. Yoğun bir kampanyayla gereken ilgiyi çekmekte gecikmediler. Bölgedeki imar yasaklarının sürdürülebilir bir koruma için yetersiz olduğundan hareketle, aktif koruma adını verdikleri doğayla uyumlu farklı düşünce ve etkinlikleri bir araya getiren bir merkez oluşturmaya çalıştılar.
Yıllar geçtikçe vadi, iyice tanınmaya ve dolayısıyla kitle turizminin zararlarından etkilenmeye başlasa da halen vadiyi koruma mücadelesi tüm hızıyla sürdürülmekte.
Kelebek Vadisine Ulaşım
Kelebekler Vadisi'ne, Fethiye üzerinden Ölüdeniz'e gelerek ulaşılır.
Fethiye'ye
Fethiye'nin merkezinden kalkan ve otogar önündeki duraktan geçen minibüslerle Ölüdeniz'e gelindiğinde, sahilde Kelebekler Vadisi' ne ulaşımı sağlayan servis teknesi görülecektir.
Ayrıca yine aynı yerden kalkan günlük gezi tekneleriyle de ulaşmak mümkündür. Acil durumlarda vadiden çağrılabilecek lastik bot kiralanabilir.
Servis teknesi Ölüdeniz'den 11:00, 14:00 ve 18:00 de kalkmakta olup dönüşler de 09:00, 13:00 ve 17:00 saatlerinde yapılmaktadır.
Vadiye ulaşım karayolu ile sağlanamamaktadır.
Tren yoluyla gelmek isterseniz, en yakın merkez olan Denizli'ye varmanız gerekir. Denizli'den Fethiye'ye düzenli otobüs seferleri vardır ve uzaklık
Bunun dışında Faralya Köyü'nden inen patika Vadi'ye ulaşmak için kullanılmaktadır; fakat